Azmin ve İnancın Önemi

By | 4 Ocak 2019

Glenn Verniss Cunningham 4 Ağustos 1909’da ABD’nin Kansas eyaletinde doğdu. Çocukluğu Kansas’a bağlı Elkhart şehrinde geçti. Ailesi son derece yoksuldu. Bu neden­le ağabeyiyle birlikte bir okulda çalışıyorlardı. Görevle­rinden biri de her gün sabah sınıflardaki sobaları yakmak­tı.

İki kardeş yine bir sabah sobayı temizlediler ve odun­la doldurdular. Biri, bir şişe gazı odunların üstüne döktü ve ateşe verdi. Çok büyük bir patlama oldu. Öyle ki, pat­lamanın şiddetinden okul binası sallandı. Kazada Glenn Cunningham’ın bacakları korkunç şekilde yandı; Glenn’in ağabeyi ise hayatını kaybetti. Kaza olduğunda ağabeyi on üç, Glenn ise daha sekiz yaşındaydı. Daha sonra, şişeye yanlışlıkla benzin doldurulduğu ortaya çıktı.

Hastanede çocuğa bakan doktorlar, tek çarenin çocu­ğun bacaklarını kesmek olduğunu söylediler. Bu haber zaten bir çocuklarını kaybetmiş olan acılı aileyi daha da sarstı. Oğullarının bacaklarının kesilecek olmasını kabullenemediler. Bunun olmaması için doktorlara yalvardılar. Doktorlar ise önerilerinde ısrar ediyor, bacakları kesilme­diği takdirde çocuklarının ölebileceğini söylüyorlardı.

Anne ve baba çocuklarının iyileşeceğine dair inançla­rını kaybetmediler; doktorların bütün ısrarlarına rağmen küçük Glenn’in bacaklarının kesilmesine razı olmadılar.

Bu şekilde iki ay geçti. Çocuğun bacakları kesilmedi ama iki ay sonra sargılar açıldığında, sağ bacağının sol baca­ğından 6 cm kısa olduğunu gördüler; üstelik sol ayağında neredeyse hiç parmak kalmamıştı. Durum vahimdi; ancak aile kararlıydı. Çocukları için ellerinden geleni yapacak­lardı. Anne ve baba, her gün çocuklarıyla evde egzersiz yapıyor, onu yürüyeceğine inandırmaya çalışıyorlardı.

Aylarca süren egzersiz hareketleri nihayet başarılı oldu ve çocuk, birkaç adım atmayı başardı. Glenn Cunningham, yıllarca bu şekilde azimle ve kararlılıkla çalış­maya devam etti. Nihayet gençlik yaşına geldiğinde kol­tuk değneklerinden de kurtuldu ve yürümeye başladı.

Bu bir mucizeydi, bacaklarının kesilmesinden kıl payı kurtulan küçük çocuk, artık bir delikanlı olmuş ve hiç yardımsız kendi başına yürümeye başlamıştı. Genç Glenn sadece yürümekle yetinmedi, koşmaya başladı. Önce ya­vaş yavaş sonra hızlıca koştu. Koştu, koştu, koştu… Hiç durmadan koştu… Öyle bir koştu ki 1934 yılında düzen­lenen Atletizm Yarışmaları’nda 4,06’lık derecesiyle mara­tonda “dünya rekoru” kırdı.

Madison Sguare Garden’da “yüzyılın sporcusu” seçi­len Glenn Cunningham, daha sonra “dünyanın en hızlı insanı” ünvanını da kazandı.

Bir cevap yazın